Stockholm Sendromu Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Stockholm Sendromu, rehine krizleri veya kaçırma gibi stresli durumlarda kurbanların zihinsel ve duygusal düzeyde şaşırtıcı bir şekilde suçlulara sempati beslemesi durumudur. Bu makalede, Stockholm Sendromu’nun tanımı, örnekleri, belirtileri ve tedavisi hakkında önemli bilgiler sunacağız.

Stockholm Sendromu Nedir?

Stockholm Sendromu, rehine ya da esir olarak tutulan kişilerin, onları rehin alan kişilere ya da duruma karşı duydukları sempati ve bağlılık duygusu olarak tanımlanabilir. İlk olarak 1973 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’de gerçekleşen bir banka soygunu sırasında ortaya çıkmıştır. Bu durumda banka soyguncuları tarafından rehin alınan personelin soygunculara karşı olumlu hissetmesi, Stockholm Sendromu olarak adlandırılmıştır.

Stockholm Sendromu Örnekleri

Stockholm Sendromu, sadece filmlerde veya dizilerde değil, gerçek hayatta da görülmüştür. Bunun birçok örneği mevcuttur. Bu örnekler, genellikle kaçırılma veya rehin alma vakaları ile alakalıdır. Örneğin Norveç’te yaşanan bir olayda, bir banka soygununda çalışan rehineler, soyguncuları korumak için polise bile yardırdılar. Benzer şekilde, 1980 yılında İran’da gerçekleşen ABD rehine krizinde de rehineler, Teymur Bagirzade gibi rehin alanlara bağlandılar.

Bu örneklerde, rehinelerin duygusal bağlarını alıkoyma süreci ile açıklamak mümkündür. Bu, kaçırılan veya rehin alınan insanların bazı durumlarda, kaçıran veya rehin alan kimselerin yanında kendilerini güvende ve emniyette hissetmeleridir. Stockholm sendromu, bu bağların sonucudur ve çoğunlukla beklenmedik şekilde gelişir.

  • Banka soygunu
  • 1980 yılında İran’da gerçekleşen ABD rehine krizi

Banka Soygunu Örneği

Banka soygunu, Stockholm Sendromu ile bağlantılı en ünlü olaylardan biridir. 1973 yılında İsveç’in başkenti Stockholm’deki Kreditbanken adlı banka soyuldu. Soygunun ardından, soyguncular banka çalışanlarını rehin aldı. Ancak, günler geçtikçe rehineler soygunculara bağlandı. Stockholm Sendromu’na yakalanan rehineler, hayatlarını kurtaran soygunculara duygusal bir bağ oluşturdular. Sosyal psikologlar, bu olaydan sonra sendromun adını “Stockholm Sendromu” olarak koydular.

Ted Kaczynski Vakası

Ted Kaczynski, “Unabomber” olarak bilinen seri bombacıdır. Yakalanmasının ardından psikologlar, Kaczynski’nin kurbanlarıyla benzer bir bağ kurduğunu fark ettiler. Kaczynski, yıllarca yalnız yaşamak zorunda kalması ve insanlardan nefret etmesi nedeniyle Stockholm sendromuna yakalandı.

Stockholm sendromunun yaygın olarak bilinmesi, Kaczynski’nin vakası ile oldu. Bu vakada Stockholm sendromunun ilginç bir yönü ortaya çıktı. Kurbanlar normalde kaçırırken, Kaczynski, kurbana dönüştüğü için, yani kurbanlarla birlikte, kendisi kaçırılgan güçsüz konumuna düştüğü için Stockholm sendromu onun üzerinde ortaya çıkmıştı. Bu korkunç vakada, Stockholm sendromunun sınırları daha net bir şekilde anlaşıldı ve daha fazla araştırma yapma nedeni oldu.

Patricia Hearst Olayı

1974 yılında, Amerikalı mediaların varlıklı ailesinden gelen Patricia Hearst, silahlı bir grup olan Symbionese Kurtuluş Ordusu tarafından kaçırıldı. Kaçırıldıktan birkaç ay sonra, Hearst kendisini aynı grubun hedefleri arasında yer aldığını açıklayarak onlara katılmış gibi davranmaya başladı. Bir banka soygununa katılmaya zorlandı ve buna istekli bir şekilde katıldı. Daha sonra yakalandı ve Stockholm sendromu tanısı konuldu.

Stockholm Sendromu Belirtileri

Stockholm sendromu, kişinin kaçırılma veya rehin tutulma durumunda, kaçıran kişi veya kişilerin emrine kolayca girme eğiliminde olduğu bir psikolojik durumdur. Belirtileri arasında, kaçırılan kişiyle empati kurmak, onların düşüncelerine ve taleplerine istekli olmak, kaçırma olayına karşı taraflarını savunmak ve hatta kaçırılmanın sebeplerine hak vermek yer alır. Bu durum, kaçırılık durumunun uzun sürdüğü zamanlarda daha yaygın olarak görülmektedir.

Stockholm Sendromu Tedavisi

Stockholm sendromunun tedavisi vardır ancak kesin bir çözüm olmadığı bilinmektedir. Tedavi süreci, psikoterapi ve ilaç tedavisiyle uygulanır. Psikoterapide, hastanın travmatik deneyimlerle yüzleşmesi ve duygusal açıdan rahatlatılması amaçlanır. İlaç tedavisi, uyku bozuklukları ve anksiyete gibi semptomları azaltmaya yardımcı olabilir.

Sonuç

Stockholm sendromu, insanların kaçırıldıkları veya rehin tutuldukları durumlarda duydukları tutkulu hayranlık ve sempati durumudur. Bu durum, insanların hayatta kalmak için savaşırken, kaçırıcılarına veya saldırganlarına doğru bağlanmasına neden olabilir. Bu makalede, Stockholm sendromu tanımı, örnekleri ve belirtileri ele alınmıştır. Ancak, bu durumda en önemli şey, insanların yardım alabileceği durumlar ve tedaviler olduğudur. Stockholm sendromuna yakalanan insanlar tedavi edilebilir ve onlara tekrar sağlıklı bir yaşam sunulabilir.

Yorum yapın